Türk-Arap Mücadelesinin Kanlı Sayfası: Curcan Katliamı
Tarih kitapları genellikle büyük zaferleri ve ihtişamlı fetihleri yazar. Ancak bazı olaylar vardır ki, üzerinden bin yıldan fazla zaman geçse de bıraktığı izler silinmez. 8. yüzyılın başlarında Horasan ve çevresinde yaşanan Curcan (Gürgan) Katliamı, Türklerin İslam dünyasıyla ilk temaslarının en sancılı noktalarından birini oluşturur.
Olayın Arka Planı: Horasan’da Yükselen Tansiyon
716 yılında Emevilerin Horasan Valisi olan Yezid bin Mühelleb, selefi Kuteybe bin Müslim’in yarım bıraktığı fetihleri tamamlamak ve Hazar Denizi’nin güney kıyılarını kontrol altına almak istiyordu. O dönemde “Curcan” olarak bilinen bölge, hem stratejik konumu hem de direnişçi yapısıyla Emevi orduları için aşılması zor bir engeldi.
Korkunç Bir Yemin ve Düşen Şehir
Curcan halkı ve yerel beyler, Arap ilerleyişine karşı boyun eğmeyerek aylarca süren destansı bir direniş sergilediler. Bu direnç karşısında öfkesi kontrolden çıkan Yezid bin Mühelleb, tarihe geçecek o korkunç yemini etti:
“Eğer şehri alırsam, Curcan halkının kanıyla değirmen döndürecek ve o unla yapılan ekmeği yiyeceğim.”
Şehir düştüğünde, bu yemin sadece bir tehdit olarak kalmadı. Tarihçi Taberî’nin kayıtlarına göre, on binlerce insan kılıçtan geçirildi. Şehrin dışındaki vadilerde infaz edilen insanların kanları kanallara akıtıldı ve rivayete göre Yezid, yeminini tutmak adına bu kanla dönen değirmenden çıkan unla yapılan ekmeği yedi.
Katliamın Tarihi Sonuçları
Bu olay, askeri bir galibiyet gibi görünse de uzun vadede Emeviler için stratejik bir yıkım oldu:
1 – Nefretin Kökleşmesi: Türk boyları ve bölge halkı arasında Emevi yönetimine karşı büyük bir nefret dalgası oluştu.
2 – İslamiyet’in Yayılmasında Gecikme: İslamiyet’in barış ve tebliğ dili yerine kılıçla dayatılması, Türklerin bu dini kabul etme sürecini yaklaşık iki yüzyıl geciktirdi.
3 – Emevi Hanedanlığının Sonu: Bu ve benzeri zulümler, Emevi karşıtı olan Abbasi hareketinin bölgede (Horasan) güçlenmesine ve nihayetinde Emevi Devleti’nin yıkılmasına zemin hazırladı.
Sonuç
Curcan Katliamı, tarihin sadece rakamlardan ve savaşlardan ibaret olmadığını; adaletsizliğin ve aşırı şiddetin, en güçlü imparatorlukları bile derinden sarstığını gösteren ibretlik bir vesikadır. Bugün bu olayları hatırlamak, geçmişin acılarını deşmek değil, tarihin tekerrür etmemesi için gerekli dersleri çıkarmaktır.
Bu içerik, tarihsel kaynaklar ışığında nesnel bir bakış açısıyla hazırlanmıştır. Tarih, sadece geçmişi değil, geleceği inşa ederken baktığımız bir aynadır.
Nesiblog.com // Haber Merkezi
Share this content:
Yorum gönder