Bağımsızlığın İlk Sesi: Gazeteci Hasan Tahsin ve O Tarihi An…!
Tarih 15 Mayıs 1919. İzmir rıhtımı, sabahın erken saatlerinden itibaren tarihin en karanlık günlerinden birine uyanıyordu. Pasaport Limanı’na yanaşan Yunan gemileri, Anadolu’nun kalbine saplanacak bir hançer gibi askerlerini karaya çıkarıyordu. Şehir sessiz, halk tedirgin, işgalciler ise mağrurdu. Ancak o sabah, Konak Meydanı’nda yankılanan bir silah sesi, sadece sessizliği değil, bir milletin üzerindeki ölü toprağını da parçalayacaktı.
Osman Nevres’ten Hasan Tahsin’e Bir Direniş Öyküsü
Asıl adı Osman Nevres olan bu yürekli adam, Teşkilat-ı Mahsusa saflarında görev yapmış, vatan sevgisini her şeyin üstünde tutan bir aydındı. Selanik’te başlayan hayat yolculuğu onu Paris’te Sorbonne Üniversitesine, oradan da İzmir’de yayınladığı “Hukuk-u Beşer” gazetesinin genel yayın yönetmenliğine kadar taşımıştı.
İzmir’e yerleştiğinde kullandığı Hasan Tahsin ismi, aslında bir semboldü. O sadece kalemini değil, gerektiğinde canını da bu topraklar için siper etmeye hazır bir vatan evladıydı.
Konak Meydanı’nda Yankılanan “İlk Kurşun”
Yunan Efzun Alayı, yerli Rumların alkışları ve tezahüratları arasında Kordon’dan Konak Meydanı’na doğru ilerliyordu. İşgalin kanıksanması beklenen o kritik dakikalarda, kalabalığın arasından aniden öne fırlayan bir adam belirdi. Bu, Gazeteci Hasan Tahsin’di.
Elindeki toplu tabancayı doğrulttu ve işgal ordusunun en önünde yürüyen, bayrağı taşıyan Yunan teğmenini vurdu. O an sıkılan o tek kurşun, askeri bir hamleden çok daha fazlasıydı; o, Anadolu’nun dört bir yanına yayılacak olan “teslim olmayacağız” haykırışının ilk sesiydi.
“Burayı teslim edemezsiniz!”
Hasan Tahsin, attığı bu kurşunun ardından Yunan askerleri tarafından süngülenerek şehit edildi. Henüz 31 yaşındaydı. Ancak o gün orada can verirken, Kurtuluş Savaşı’nın fitilini ateşlediğini ve bir milletin uyanışına öncülük ettiğini biliyordu.
Bir Kurşun, Bir Millet
Hasan Tahsin’in attığı o ilk kurşun, İzmir’den başlayarak dalga dalga tüm Anadolu’ya yayıldı. O silah sesi duyulana kadar ne yapacağını bilemeyen halk, bir gazetecinin cesaretiyle kendine geldi. Bu olaydan sadece 4 gün sonra Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkmasıyla birleşen bu direniş ruhu, 9 Eylül 1922’de İzmir’in tekrar Türk bayrağıyla buluşmasıyla taçlanacaktı.
Bugün İzmir Konak Meydanı’ndaki “İlk Kurşun Anıtı”, sadece Hasan Tahsin’i değil, haksızlığa ve işgale karşı boyun eğmeyen Türk milletinin karakterini temsil ediyor.
Unutmayalım ki; bağımsızlık, kalemini ve silahını aynı vatan sevgisiyle kullananların mirasıdır.
Hasan Tahsin ve tüm Milli Mücadele kahramanlarımızın ruhu şad olsun.
Nesiblog //Haber Merkezi
Share this content:
Yorum gönder