Ayıklayın Bakalım Pirincin Taşını!
Günlük hayatta ne zaman içinden çıkılması zor, karmaşık ve sinir bozucu bir durumla karşılaşsak ağzımızdan hemen o meşhur deyim dökülür: “Ayıklayın bakalım pirincin taşını!”
Peki, neredeyse her kördüğüm olan olayın ardından kullandığımız bu ifadenin arkasında, Osmanlı ordusunun çöl ortasında verdiği trajikomik bir mücadelenin yattığını biliyor muydunuz?
Gelin, bizi Yavuz Sultan Selim dönemine ve Yemen çöllerine götüren bu eğlenceli hikayeye yakından bakalım.
Çöl Fırtınası ve Yeniçerinin Sitemi
Yavuz Sultan Selim’in Yemen’i Osmanlı topraklarına katmasından bir süre sonra bölgede isyanlar baş gösterir. Uzun ve zorlu uğraşlar sonucunda, tarihe “Yemen Fatihi” olarak geçecek olan Sinan Paşa, duruma hakim olmayı başarır ve bölgede düzeni yeniden sağlar.
Ancak Yemen’in çöl sıcağında orduyu sevk ve idare etmek hiç de kolay değildir. Hikaye bu ya, Sinan Paşa’nın askerleri sıcak bir çöl gününde mola verirler. Akşam yemeği için menüde pirinç pilavı vardır. Yeniçeriler, hasır torbalar içindeki pirinçleri temizlemek amacıyla yere serdikleri büyük bir çadırın üstüne dökerler. Ancak pirinç o kadar taşlıdır ki, askerler bir yandan taşları ayıklarken bir yandan da kendi aralarında söylenip dururlar: “Bu ne biçim pirinç, taşından pilav yapmaya sıra gelmiyor!”
Tam o sırada, çöllerin o meşhur ve acımasız fırtınalarından biri patlak verir. Rüzgarın savurduğu devasa bir kum bulutu, askerlerin temizlemeye çalıştığı pirinçlerin üzerine çöker. Saniyeler içinde pirinç yığını, üzerinde küçük bir kum tümseğiyle tamamen görünmez hale gelir.
Yeniçeriler şaşkınlık ve çaresizlik içinde kumun altında kalan nimetlere bakakalmışken, ordunun o neşeli ve şakacı askerlerinden biri sessizliği bozar. Arkadaşlarına dönerek manidar bir gülümsemeyle şöyle der:
“Biz Allah’ın nimetini taşlı diye beğenmiyorduk, bizim gibi günahkar kullara üç beş taş az bile gelir. Asıl şimdi ayıklayın bakalım pirincin taşını!”
Hayatın İçindeki “Pirinç Taşları”
O gün Yemen çöllerinde rüzgarın pirinçle kumu birbirine katması gibi, bazen hayat da bizim planlarımızı, küçük şikayetlerimizi alır ve tam bir kördüğüme çevirir. Küçük bir meseleyi büyütüp dert ederken, bir anda karşımıza çıkan devasa bir problem bize asıl zorluğu gösterir.
Bugün bir işin içinden çıkamadığınızda, her şeyin birbirine girdiğini hissettiğinizde Yemen çöllerindeki o askerleri hatırlayın. Belki durum hala karmaşıktır ama en azından önünüzde temizlemeniz gereken tonlarca kum yoktur!
Sizin bugünlerde hayatınızda “ayıklamak zorunda kaldığınız” böyle karmaşık bir pirinç taşı var mı? Yorumlarda paylaşın, dertleşelim!
#BİRDEYİMHİKAYESİ
Nesiblog // Haber Merkezi
Share this content:
Yorum gönder