Esarete Başkaldırı: 40 Çeri ve Bir İhtilal Alevi…!

Tarih, bazen dev orduların değil, bir avuç insanın gösterdiği sarsılmaz iradenin kaleminden yazılır. MS 639 yılında, Çin’in kalbinde patlak veren Kürşat Ayaklanması, tam da böyle bir hikâyedir. Bu sadece bir saray baskını değil; bir milletin “Ya istiklal ya ölüm!” haykırışının tarihteki ilk somut yankısıdır.

Karanlık Yıllar: Esaretin Gölgesinde Bir Millet

I. Göktürk Devleti’nin yıkılmasının ardından Türk boyları, Çin’in (Tang Hanedanlığı) boyunduruğu altına girmişti. 50 yıl sürecek olan bu “Matem Devri”nde Çinliler, Türkleri asimile etmek için her yolu deniyordu. Türk beyleri Çin ordusunda rütbeli subaylar yapılıyor, kültürlerinden koparılmaya çalışılıyordu. Ancak Çin imparatorunun hesaba katmadığı bir şey vardı: Türk ruhundaki bağımsızlık ateşi.

40 Yiğit ve Bir İmkansız Plan

Çin ordusunda subaylık yapan Kürşat (Çin kaynaklarında Chie-shih-shuai), esaret zincirlerini kırmak için 40 eski Göktürk beyiyle bir araya geldi. Plan tek kelimeyle çılgıncaydı: Çin İmparatoru T’ai-tsung’u başkent Çangan’da kaçıracaklar, onu rehin tutarak esir Türkleri serbest bırakacak ve Ötüken’de devleti yeniden kuracaklardı.

O Gece Ne Oldu?

Plana göre imparator, şehirde gezintiye çıktığında yakalanacaktı. Ancak o gece gökyüzü adeta bir felakete gebeydi; bardaktan boşalırcasına yağan yağmur ve fırtına nedeniyle imparator sarayından çıkmadı. İhtilalin duyulma riski kapıdayken Kürşat, geri adım atmak yerine tarihe geçecek o kararı verdi: “Saraya biz gireceğiz!”

  • Saray Baskını: 40 yiğit, binlerce muhafızın bulunduğu Çin sarayına daldı. Kapıları tek tek devirerek imparatorun odasına kadar yaklaştılar.
  • Vey Nehri Kıyısında Son Savaş: Sayıca çok üstün olan Çin ordusunun yetişmesiyle Kürşat ve arkadaşları saraydan çekilmek zorunda kaldı. Atlarını Vey Nehri’ne sürdüler. Nehir fırtınadan taşmış, köprüler yıkılmıştı.
  • Ölümsüzleşen Kahramanlık: Kurtuluşun olmadığını anlayan 40 çeri, arkalarından gelen binlerce Çin askerine karşı son ana kadar çarpıştı. Hepsi orada uçmağa vardı (şehit oldu).

Başarısız Bir Baskın mı, Büyük Bir Zafer mi?

Askeri açıdan bakıldığında Kürşat ve arkadaşları hedeflerine ulaşamadı. Ancak bu olay, Çinlilerin yüreğine öyle bir korku, Türklerin gönlüne ise öyle bir umut ekti ki, bu kıvılcım 682 yılında II. Göktürk (Kutluk) Devleti‘nin kurulmasıyla sonuçlandı.

Kürşat ölmüştü ama yenilmemişti. Onun başlattığı bu ruh, yüzyıllar sonra Milli Mücadele’de ve Türk’ün olduğu her coğrafyada bağımsızlık sembolü olmaya devam edecekti.

Nesiblog // Haber Merkezi

Share this content:

Yorum gönder