Karadeniz’in Ezber Bozan Kadim Halkı: Mossynoikler

Karadeniz’in hırçın dalgaları ve balta girmemiş ormanları, tarih boyunca pek çok gizemli topluluğa ev sahipliği yaptı. Ancak bu topluluklar arasında, yaşam tarzları ve gelenekleriyle Antik Çağ yazarlarını en çok hayrete düşürenlerden biri şüphesiz Mossynoiklerdir.

Bugün Trabzon ve Giresun dolaylarında yaşamış olan bu ilginç halkı, gelin biraz daha yakından tanıyalım.

İsmin Kökeni ve “Ağaç Evlerin” İnsanları

“Mossynoik” ismi, Yunanca “Mossyn” (ahşap kule/ev) ve “oikos” (ev/yaşayan) kelimelerinin birleşiminden gelir. Yani onlar, tam anlamıyla “kulelerde oturanlar”dır. Bölgenin sık orman yapısına uygun olarak evlerini ahşaptan, yüksek kuleler şeklinde inşa etmişlerdir.

Şaşırtıcı Gelenekler: Aykırı Bir Toplum

Antik tarihçi Ksenofon, ünlü eseri Anabasis’te (On Binlerin Dönüşü) bu halkla bizzat karşılaşmış ve onları “dünyanın en barbar ve alışılagelmişin dışındaki halkı” olarak nitelendirmiştir. Bunun sebebi, Mossynoiklerin o dönemdeki “uygar” dünyaya tamamen ters düşen yaşam biçimleridir:

  • Tersine Yaşam: Ksenofon’a göre Mossynoikler, başkalarının yanında yapılması gereken işleri yalnızken; yalnız yapılması gerekenleri ise toplum içinde yaparlarmış.
  • Kralın Hapsi: Mossynoiklerin kralları, en yüksek ahşap kulede yaşardı. Ancak ilginç bir detay vardı: Eğer kral bir hata yapar veya halkı tatmin etmeyen bir karar verirse, o gün yemek verilmez ve kuleye hapsedilirdi.
  • Dövme ve Fiziksel Görünüm: Vücutlarının çiçek motifli dövmelerle kaplı olduğu ve çocuklarının oldukça besili (beyaz tenli ve yumuşak etli) yetiştirildiği anlatılır.

Geçim Kaynakları: Kestane ve Bal

Mossynoiklerin mutfağında Karadeniz’in doğası başroldedir. Temel besin kaynakları arasında şunlar öne çıkar:

  1. Kestane: Haşlayarak veya ekmek yaparak tükettikleri kestane, en önemli gıdalarıydı.
  2. Deli Bal: Bölgedeki ormangülü (kumar) çiçeklerinden elde edilen ve fazla tüketildiğinde halüsinasyonlara yol açan “deli bal”, Mossynoikler tarafından hem bir besin hem de bir savunma aracı olarak kullanılmıştır.
  3. Yunus Yağı: Denizle olan ilişkileri sayesinde yunus yağı üretimi ve kullanımı da yaygındı.

Bugünün İzleri

Antik Çağ’ın bu özgün halkı, zamanla diğer Karadeniz toplulukları içinde erimiş olsa da, Karadeniz’in bugün hâlâ yaşayan serander (ahşap zahire ambarı) mimarisi ve geleneksel kestane kültürü, belki de Mossynoiklerin binlerce yıl öteden bize bıraktığı sessiz bir mirastır.

Eğer Karadeniz’in sarp yamaçlarında, eski bir ahşap yapının kalıntısına rastlarsanız, bir zamanlar burada krallarını kulelere hapseden, kestaneyi ekmek yapan o mağrur halkın yaşadığını hatırlayın.

Nesiblog.com // Haber Merkezi

Share this content:

Yorum gönder