Kölelikten Sultanlığa: Tarihin Akışını Değiştiren Adam, Baybars…!
Tarih bazen öyle karakterler çıkarır ki karşımıza, kurgu olsa “bu kadarı da olmaz” dersiniz. Bir Kıpçak bozkırında esir düşen, köle pazarlarında satılan, ancak sonunda Orta Doğu’yu hem Haçlılardan hem de durdurulamaz denilen Moğollardan kurtaran bir isim: Sultan I. Baybars.
Peki, bir köleyi tarihin en büyük askeri dehalarından biri yapan neydi?
1. Bozkırdan Nil Kıyılarına: Acı Bir Başlangıç
Baybars, Karadeniz’in kuzeyindeki Kıpçak bozkırlarında doğdu. Moğol istilası sırasında esir alınarak Sivas üzerinden Şam’a, oradan da Kahire’ye köle (Memlük) olarak satıldı. Onu diğerlerinden ayıran, sadece iri cüssesi ve gözündeki beyaz leke değil, sarsılmaz iradesiydi. Eyyubi ordusunda aldığı sıkı askeri eğitim, onu kısa sürede bir savaş makinesine dönüştürdü.
2. Moğolları Durduran İlk Güç: Ayn Calut Zaferi
1260 yılına gelindiğinde dünya, Cengiz Han’ın torunlarının önünde diz çökmüştü. Bağdat düşmüş, kütüphaneler yakılmış ve Moğol ordusu Mısır’a yönelmişti. Baybars, Ayn Calut meydanında Moğolları tarihte ilk kez ağır bir yenilgiye uğratarak “yenilmezlik” efsanesini yerle bir etti. Bu zafer, sadece Mısır’ı değil, tüm İslam dünyasını mutlak bir yıkımdan kurtardı.
3. Haçlı Seferlerine Son Darbe
Baybars sadece Moğollarla değil, bölgedeki Haçlı kalıntılarıyla da savaştı. Antakya Prensliği gibi stratejik noktaları ele geçirerek, Haçlıların Orta Doğu’daki varlığına geri dönülemez bir darbe indirdi. Stratejik dehası sayesinde kaleleri birer birer düşürdü ve bölgede istikrarı sağladı.
4. Devlet Adamı ve “Ebulfeth” (Fetihlerin Babası)
Baybars sadece bir savaşçı değildi. Memlük Devleti’ni gerçek bir imparatorluğa dönüştüren odur.
- Posta Teşkilatı: Kahire ile Şam arasında habercilerin hızla ulaşmasını sağlayan muazzam bir ağ kurdu.
- İmar Çalışmaları: Camiler, köprüler ve kanallar inşa ettirdi. Kahire’deki meşhur Sultan Baybars Camii bugün hala onun adını yaşatır.
- Diplomasi: Altın Orda Devleti ile ittifak kurarak Moğolları içeriden bölmeyi başardı.
Biliyor muydunuz? Sultan Baybars’ın hikayesi, halk arasında o kadar sevilmiştir ki “Siret el-Zahir Baybars” adıyla epik bir halk kahramanı destanına dönüşmüştür.
Tarihin Kırılma Noktası
Eğer Baybars, Ayn Calut’ta o cesareti göstermeseydi, bugün Orta Doğu ve Anadolu’nun haritası, dili ve kültürü çok farklı olabilirdi. O, bir insanın kaderinin en alt basamaktan başlayıp tarihin zirvesine nasıl tırmanabileceğinin en görkemli örneğidir.
Nesiblog // Haber Merkezi
Share this content:
Yorum gönder