Şimdi yükleniyor

Hamama gider kurnaya,
düğüne gider zurnaya aşık olur.

Asil azmaz, bal kokmaz,
kokarsa yağ kokar çünkü aslı ayrandandır.

Ağzımı yaktığına göre aş olsa
Başımı yardığına göre taş olsa.

Gönüllü dervişin kervanı boş kalır.

Aç tavuk kendini buğday ambarında sanır.

Her horoz kendi çöplüğünde öter.

Kılavuzu karga olanın
burnu pislikten kurtulmaz.

Tavşan dağa küsmüş te
dağın haberi olmamış.

Bitmedik çalı dibinde tavşan uyuyor.

Emanet ata binen tez iner.Gördüm diyenin gözünü oyarlar.

Ekisi olmayanın yenisi olmaz.

At sahibine göre kişner.

Kestane kirpisinden çıkmış, böööö demiş.

Ektim nohut, biçtim nohut
Şehre indi leblebi oldu.

Elle alınmayan elli yıl durur.

Gördün nazın geçiyor, naziklen.

Fare geçemediği yerden
kuyruğuna kabak bağlar da geçermiş.

Yel kayadan ne alır?

Het deli, hüt deli,
beşikteki de kafasını sallıyor.

Sevi dilden, soğu dilden.

Dilim, dilim,
ettin beni dilim dilim.

Nerde kuzu, o, o evin kızı.

Yorum gönder